Ubud ile ilgili bir önceki haftanın yazısını okumak için tıklayınız.


BirCevelan’ın 23. günü. Afedersiniz birkaç gündür ishalden muzdariptim. 1 Mayıs sabahı, kendimi biraz iyi hissettiğim bir sabah oluyor. Hep aklımda olan aktiviteyi gerçekleştirmekte kararlıydım. Motosiklet kiralayıp çılgın Bali trafiğinde gezmek. Hem şehrin dışında bulunan Tirta Empul’a da gidebilirdim.

Otel-avlusu

Otele yakın bir yerden Honda marka scooter kiralıyorum. Vaktim ziyadesiyle var. Kendime bir söz veriyorum, ağır ağır gideceğim. Hız limitim 40 km/s. Motosiklete biniyorum, ilk olarak yoğun trafiği ile meşhur Ubud ana caddesini geçtikten sonra ara sokaklarda 3 kilometre daha ilerliyorum. Bir yandan gözüm hep ibrede, 40’ı geçmiyorum. Göreli olarak Bali otobanı sayılan, daha geniş olan çift şeritli yola çıkıyorum. Asfalt kaymak, trafik az. Yine de tahrike yer yok, limit 40 km/s. Derken motorları sollamaya başlıyorum. Bu insanlar 30’la mı gidiyor diye şaşırıyorum. Kısa sürede 40 km’lik hızımla, ağır giden motosiklet ve arabaların arasında, otoyolun kralı oluyorum. Bazen rüzgar rahatsız edecek boyutta göbeğime doluyor.

Yine bir motorsikleti sollarken günaha giriyor, gazı köklüyorum. Bir an evvel sollayıp, efendi gibi şeridime geçeyim kafasındayım. İbre de çok korkmuş olacak ki, 40’dan öteye geçmiyor. Jeton düşüyor, hemen yavaşlıyorum.

ubud-banyo-tapınak

Tirta Empul, Bali inancına göre kutsal suya sahip bir tapınak. Balililer ve bir takım turistler havuzları besleyen çeşmelerde sıra ile tek tek yıkanıp arınıyorlar. Diğer tapınaklardan farklı bir konsepti var, o yüzden burayı seviyorum. Biraz fotoğraf çekiyorum, yıkanan insanların ritüellerini izliyorum. Tapınağın geri kalan kısımlarını da gezdikten sonra, başka bir ilginç tapınak olan Goa Gajah’a gidiyorum.

tirta-empul-tapinagi

Goa Gajah, kayanın içine oyulmuş bir mağara tapınak. Girişindeki figür bir zamanlar file benzetildiği için adı Fil Mağarası olarak kalmış. Ben benzetemedim. Bir sebebim yok ama burayı da seviyorum. Bahçesi çok huzurlu ve Ubud merkeze yakın bir tapınak.

goa-gajah-ubud

Kısa bir ziyaret sonrasında otele doğru yola koyuluyorum. Akşam saat 6 gibi Ubud’un biraz dışında bir köyde yuvalarına dönecek olan balıkçılları gözlemlemek üzere motoru otelin önüne park ediyorum. Bir duş alıp, bir şeyler atıştırıp motoru almak için otele gidiyorum. Yol çalışmaları nedeniyle, bir takım yollar bizim otelin önündeki sokağa yönlendirilmiş. Trafik kilit, motoru çıkarmayı becerebilsem bile, balıkçılların dönme zamanını yakalayabilmem mümkün gözükmüyor. Orta zekalı, makul herkesin yapacağı gibi, “neyse” deyip masaja gidiyorum.

Sonrasında kahve içip, yazı yazmak için en güzel kahveci Seniman Coffee Studio’ya gidiyorum. Bilgisayarı açar açmaz, telefona Couchsurfing’den iki mesaj geliyor, Mary ve Zakaria birşeyler yapmak ister miyim diye soruyorlar. Yeni oturdum, gelin, kahve içer sohbet ederiz diyorum. Yarım saate ikisi de geliyorlar. Ama o kadar tavsiye ettiğim kahveleri çok beğenmiyorlar, ben kahvenin az kavrulmuşunu seviyorum, varsın asidik olsun 😉

seniman-cafe-studios

Mekan saat 10’da kapanıyor. Birbirimizi Facebook’tan ekliyoruz. İki saat önce tanıştığım bu tatlı arkadaşlar ile vedalaşıyoruz.


#23 Ubud (01.05.17)

Konaklama: 170.000 IDR (45 TL)

Yiyecek/İçecek: 160.000 IDR (43 TL)

Ulaşım: 74.000 IDR (20 TL)

Diğer: 230.000 IDR (61 TL)

Toplam: 634.000 IDR (170 TL)

Paylaş

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here