Kaldığım konuk evinde, geldiğim ilk günden beri hummalı bir çalışma göze çarpıyordu. Bitkileri, otları, çiçekleri bağlayıp, dikip bir şeyler yapıyorlardı. Sorduğumda 25 Nisan’da yapacağımız kutmala için hazırlanıyoruz dediler. “Ne kutlaması?” diye sorduğumda, aile içi yaptığımız bir kutlama dediler. Bazen yerel halk ile iletişim belli bir seviyeden öteye çıkamıyor, o yüzden bu kısımda tıkandık.

bir-bali-kutlaması-5

Bali geleneklerine göre, tüm sülale aynı ev kompleksi içinde yaşıyor. Bizim eski konak yaşam tarzının hallicesi. Yaklaşık 10 adet küçük evleri olan, bir kaç avlulu yapılar topluluğu hayal edin. Her çekirdek aile, bir evde kalıyor. Çocuklar da evlenince bu evlerden birisine geçiyorlarmış. Mutfakları ortak, her yapı topluluğunun bir de tapınağı mevcut. Bizde böyle bir yaşam sürdüren bir sülale ile kalıyoruz. Kompleks içinde kullanılmayan evler olursa otel gibi kiraya veriyorlar. Ev dediğime bakmayın, nohut oda, bakla sofa, bir göz oda, bir de banyo.

bir-bali-kutlaması-3

Asma ile aynı konuk evinde kalıyoruz. Tören için yerel kıyafetler giymemiz gerektiğinden, 2 gün önce Asma’nın giyeceği kıyafetleri satın aldık. Benim öyle bir lüksüm yok, konuk evinden rica ettim onların kıyafetleri ile kutlamaya katılacağım, ne çıkarsa bahtımıza. Sabah konuk evindekilerle konuştuk, akşam 6 gibi kutlama başlayacak, 7 gibi de keşiş (monk, Türkçesini bilemedim) ziyarete gelecek dediler.

bir-bali-kutlaması-2

5:30’da konuk evine geldik. Herkes yerel kıyafetlerini giymiş, süslenmiş, konuk evinde bir bayram havası. Bu arada bahsi geçen herkes, beraber kaldığımız sülale ve onların eş dostları. Ecnebi olarak yalnızca Asma ve ben varız. Girişte daha önce muhattap olduğumuz kişiye giysileri sordum, “hazır ettim gel” dedi, giymeme yardımcı oldu. Sarmalı dolamalı bir kıyafetler silsilesi. Son dokunuş olarak, fuşya renkli bel bandını da bağladık, ve hazırım.

bir-bali-kutlaması-7

Asma da hazır olduktan sonra, önce birkaç fotoğraf çekindik, sonra ben erkeklerin yanına tapınağa, o da kadınların yanına geçti. Tapınakta yanımdaki adama, ‘Ne kutlanıyor?’ dedim. Ayın hareketleri ile ilgili bir şeyler anlattı, senede 2 kez kutladıklarını, aile arasında kutlanan bir tören olduğunu, 7:30 gibi keşişin geleceğini söyledi.

bir-bali-kutlaması-6

Yemek faslı başladı, assolist bendim. Israrın biri bin para, “önce sen lütfen”. Herşeyden tadımlık aldım. Masaya oturduk, “Ellerini yıkamak ister misin? Şurada su var.” dedi aynı adam. Bir tasın içinde herkesin elini soktuğu suyu gösterdi, ritüelin bir parçasıdır belki deyip, elimi suya soktum, sonra o ellerle yemek yedim 😉

bir-bali-kutlaması-8

Korktuğum başıma gelmedi, yemeklerin hepsi çok lezzetliydi. Bir süre sonra Asma’da bize katıldı. Yemekten sonra hep beraber tapınağa geçtik, bir köşeye oturduk. Ortam genel itibariyle loş. Ateşler, tütsüler, hindistan cevizi kabukları yakılmış, duman altı. Ellerindeki küçük kitaptan birşeyler okuyorlar. Günlerdir hazırlamakta oldukları herşey tapınakta, çoğu da tam ortasında.

bir-bali-kutlaması-9

Neyin kutlanacağına dair bilgi almak istiyorum. Yan tarafımda genç bir kız oturuyor, telefonu veriyorum eline, “Bu kutlamanın adı ne? yazar mısın?” diyorum. Yazdığı kelimeyi Google da bulamıyor. Bir köşede büyükçe bir ateş yakılıyor. Asma’nın yanında oturan adam, “Kötü ruhları uzaklaştıracak üç adet patlama sesi duyacaksınız” diyor. Beş dakika içinde üç patlamayı da işitiyoruz.

Herkes ayaklanıyor, ellerine tütsüler ve sular alıyorlar. Hazırladıkları şeylerin üzerine bu sulardan serpiyorlar. Sonrasında orta tarafa bağdaş kurup oturuyorlar, biz de katılıyoruz. Her 4-5 kişiye düşücek şekilde, bir tabağa farklı farklı çiçekler koyup, tabakları dağıtıyorlar. Yanımızdakiler ne yapıyorsa, aynısını yapmaya başlıyoruz. Tabaktan bir çiçek alıyoruz, avuç içlerimiz birleşik olacak ve çiçek parmakların üst tarafından gözükecek şekilde ellerimizi alnımıza götürüyoruz. Sonrasında çiçeği alıp kulağımıza takıyoruz. İnsanlar kulaklarına çiçek takarken, demetten bir adet çiçek koparıp takıyor, ben ise demetin tamamını kulağımın arkasına sıkıştırıyorum. Birkaç sefer tekrar ettikten sonra hatamın farkına varıyorum ama çok geç, tabakta çiçek kalmadı, hepsi kulağımda. Son kalan Begonvil demetini verimli kullanıp, bu kısmı da alnımızın akıyla geçiyoruz. Tabi ki benim kulağım, çiçeklerden kepçe kulak kıvamında.

bir-bali-kutlaması-10

Keşiş bir tasta bulunan sudan önce kafamıza serpiştirdi, bu zihnimizin açık olmasını sağlıyormuş. Sonra avcumuzu açtık, oraya döktü. O suyu içmemiz gerekiyordu, içimizdeki kötülükleri temizliyormuş, içermiş gibi yaptım. Son olarak avucumuza dökülen suyu yüzümüze ve saçımıza sürüyoruz, ve ritüel sonra eriyor. Asma bana doğru eğilip, “Suyun tadı çok güzeldi değil mi?” diyor. Şaşkın bir şekilde bakıp, “Sen suyu içtin mi?” diyorum.

Tekrar yerlerimize oturuyoruz, bu sefer yan tarafımda oturan, Halit Akçatepe’ye benzeyen adama “Bu kutlamanın adı ne?” diye soruyorum. “Bir adı yok, aile içinde yapılan bir kutlama.” cevabını veriyor. Bu soruyu kime sorsam farklı bir cevap alıyorum, pes ettim.

Neyi kutladığımızı bilmesem de, ziyadesiyle keyif aldığım bir gece oldu.

Paylaş

2 YORUMLAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here