BirCevelan nedir?

BirCevelan, yıllardır hayalini kurduğum, küçük çaplı bir Dünya turu. İki ay eksik, iki ay fazla, yaklaşık bir yıl sürecek. Planlanmış bir rotam yok.

Elbette ki bu seyahatle ilgili birşeyler düşündüm, aklımdaki rotadan kısaca bahsedeyim, 8 Nisan İstanbul – Osaka uçuşu ile Japonya’dan başlayan BirCevelan şu bölge ve ülkeleri kapsayacak: Güneydoğu Asya, Çin, Hindistan, Nepal, İran, Kuzey Afrika, Güney Avrupa, Orta ve Güney Amerika.

Bir takım sebepler nedeniyle, henüz bir yere oturtamadağım ve görmek istediğim diğer ülkeler ise, Rusya, Baltık ülkeleri, Yemen, Tanzanya, Madagaskar…

BirCevelan ismi nereden geliyor?

Cevelan, eski Türkçe’de, seyahat etmek demek. Yıllar evvel, 19. yüzyıl sonunda bisiklet ile Bursa’yı baştan başa pedallayan İbnülcemal Ahmet Tevfik’in seyahat notlarını okumuştum. Kitabının adı ‘Velosipet İle Bir Cevelan’dı. Kitabı çok sevmiştim. Bursa’nın en güzel olduğu dönemlerde gezip, anılarına bizi de ortak etmişti. Bir mahallede Türk, Ermeni, Yunan ve Yahudilerin ortak bir yaşam sürebildiği temiz dönemlermiş. Dünya üzerinde belki hala bu saflıkta hayat sürdürülen yerler vardır, ve belki bende sizleri anılarıma ortak etme şerefine nail olurum. Kim bilir?

Değirmenin suyu nereden geliyor?

Üniversite yıllarından beri bu geziye çıkmak istiyorum. Son iki buçuk yıl masraflarımı bir miktar kısarak BirCevelan için para biriktirdim. Şimdilik sadece harcıyorum, aktif bir gelirim yok.

Toplam bütçem 16-17 kUSD dolaylarında. 2016 sonu, 2017 başı yaşanılan TL değer kaybı sürecinde, birikimim Türk Lirasındaydı. Param her gün gözümün önünde kuşa dönüyordu. Paramı Dolar’a çevirmeyi başardığımda ortalama kaybım %25 dolaylarındaydı (1 USD=2,9 TL baz alınarak hesaplanmıştır).

Tüm masraflar dahil, günlük ortalama 40 USD dolaylarında giderim olur diye hesap yapmıştım. Şimdilik hedef ortalamada hedefin altındayım. Yine de gönlümden geçen ortalama 35 USD/gün.

Neden seyahat?

Henüz ilkokuldaydım. Babam Cuma günleri işi ile ilgili İstanbula giderdi. Her yaz mutlaka bir kere ben de onunla giderdim. İstanbul’u gezmek, İstanbul’u solumak bile o kadar güzel gelirdi ki. Gezmek, seyahat etmek benim için hep bir tutkuydu.

İlk yurtdışı seyahatim 2008 yılında Interrail ile Avrupa’ya oldu. O zamana kadar geçirdiğim en keyifli, en dolu dolu 23 gün olmuştu benim için. 2009 yılında Singapur ve Malezya’ya gittim. Güneydoğu Asya’nın bizden tamamen farklı olan dünyası da beni ziyadesiyle cezbetmişti. Seyahatin keyfini bir kez alınca, bir daha vaz geçemezsiniz derler. Doğru!

gün doğumu borobudur

Gezmek sana ne katıyor?

Öncelikle gerçekten birşey katsın diye gezmiyorum. Sadece gezmeyi seviyorum. Kişisel gelişimim için faydası olsun diye, veya birşeylerden kaçmak için çıkmadım yola. Gezmek, sadece gezmek. Yine de yol ne getirir, ne götürürse başımın üstünde yeri var.

Yıllık izinlerinde gez, şirketten iki ay izin al gez, olmaz mı?

Anne temennileri. Aynı değil. Bu satırları yazarken 1. ayımı doldurmuş bulunuyorum. Kafam o kadar rahat, o kadar tatlı ki. Hiçbir şey düşünmüyorum, hiçbir şey kafaya takmıyorum. Hiçbir yere yetişmeye çalışmıyorum, zaman kısıtım yok. Üç ay da izin alsam, bu rahatlıkta olamayacaktım. Böylesi en güzel 😉

Dönünce ne yapacaksın?

Yalnızca BirCevelan’a odaklanmış vaziyetteyim. Şu an için bir düşüncem yok, dönünce düşünecek vaktim olur hele.

Tek başına seyahat etmek tehlikeli değil mi?

Bu soruyu birçok kişi merak ediyor biliyorum. Bir akşam ana haber bültenini açın ve objektif bir bakış açısıyla izleyin. Bir hafta sonu, stadyuma maç izlemeye gidin. Hiçbirisini yapamıyorsanız, işinize giderken yoldaki araç şoförlerinin davranışlarını izleyin. Memlekette yaşıyorsak da, şans eseri yaşıyoruz.

Ziyaret etmeniz çok mümkün olmayan ülkeler tabi ki var. Günümüz Suriyesi gibi. Onun dışında genel kabul görmüş kurallar var. Çok tekin görünmeyen ara mahallelere girme, arkadaş olmak ister gibi yaklaşan herkesin çocuksu mahsun yüzüne aldanma, gel sana şeker vereceğiz, veya annene götüreceğiz diyenleri dikkate alma. Maalesef şu bir gerçek ki, bir çok yer, bizim memleketten güvenli.

Sağlığınız yerinde olduktan sonra, herşeyin bir çözümü var 😉

Paylaş

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here