Güneydoğu Asya’ya gittiğinizde sokaktaki hayvanların çoğunun daha önce gördüklerinize benzemediğiniz fark edeceksiniz. Çok da şaşırmayın ve yeni arkadaşlarınız ile ilgili önceden bilgi sahibi olun diye sürekli güncellenecek bir rehber hazırlamak istedim.

Geko

Geko 1
Bu gördüklerim içinde en renklisi ve en büyüğüydü. Kuyruğu yeni bırakmış haliyle bile yaklaşık 20 cm uzunluğundaydı.

Listemizin en tatlı hayvanı ile başlayalım, geko. Bu minikler odanıza girer, ve odanızdaki sinekleri yer. Dolayısıyla tatlı oldukları kadar faydalıdırlar. Gekoları sinek, böcek olan her yerde görebilirsiniz. Özellikle yoğun ışıklı bölgelerde sinek nüfusu fazla olduğundan orada bir sürü geko da olur. Dediğim gibi, her an her yerde karşınıza çıkabilir. Geceler boyunca odanızı bu kertenkele ile paylaşmak durumunda kalabilirsiniz. Çekinceniz varsa Güneydoğu Asya seyahatinizi tekrar gözden geçirmenizi tavsiye ederim.

Geko 3

Balideyken Asma ile aynı konukevinde farklı bungalovlarda kalıyorduk. Bir gece, tam yatmıştım telefonuma mesaj geldi. ‘Samet sanırım odamda ziyaretçilerim var.’ Fenerimi aldım, gittim. Evet, dolabın arkasından minik iki göz bana doğru bakıyordu. Eşek ölüsü kıvamındaki dolabı çekmemiz mümkün değildi, Asma da bu koşullar altında odada uyuyamayacağını söylüyor.  Çözümü o gecelik odaları değişerek bulmuştuk. Bu arada güncel bilgi paylaşayım, Asma korkusunu yendi.

Geko 2

Gekolar, yaşamlarını geniş bir coğrafyada sürdürüyor. Bizim memlekette de sıcak bölgelerde ziyadesiyle fink atıyorlar. İzmir’deki talebe evimde, banyomdan bir tanesini çıkarmıştım. Gekolar süratli, yakalamak zor, ama o zamanlar bende de gençlik var.

Güneydoğu Asya’da duyduğunuz aşağıdaki videodaki ses bir kurbağaya yada bir kuşa ait değil. Gekoların şakıması. Bu ‘uh uhh’ şeklindeki şakımayı, 7 kez art arda duymayı başarırsanız bunun iyi şans getireceğine inanılıyor. Dört yapraklı gonca misali.


Çiğdeci (Myna)

çiğdeciBu kuş da ne tatlı bir kuştur. Meraklı, gelip sizi izler. Bazen karga gibi ses çıkarsa da, keyfi yerindeyken bülbül gibi şakır. İngilizce kaynaklarda ‘common myna’ olarak geçen bu kuşun Türkçedeki karşılığı çiğdeci imiş, ben de yeni öğrendim. Kanatlarının uçlarına doğru beyazlıklar var, uçarken çok güzel bir görüntü oluşuyor. Okurken öğrendim ki, Avustralya gibi bazı memleketlerde bu tatlı kuşlara ekosisteme zarar verdiği için haşere muamelesi yapıyorlarmış.


Varan (Monitör Kertenkelesi)

monitör kertenkelesi

‘Dostum hayvan demişsin ama bu bildiğin dinozor’ dediğinizi duyar gibiyim. Evet biraz korkunç bir arkadaşımız. Şöyle bir güzel tarafı var ki, bireysel yaşadığım tecrübeleri baz alıp konuşacak olursam, insan görünce kaçıyorlar. Bangkok’ta denk geldiğim üstteki varanın uzunluğu 2 metreden fazla. İyi birer de yüzücüler.

İşin içine biraz daha korkunçluk katmak gerekirse bu arkadaşlar, belgesellerin ağır abileri meşhur komodo ejderlerinin de akrabası oluyor.

Uzaklarda aramayın, Güneydoğu Anadolu’da yaşayan varanlar da var.


Kurbağa

kurbağa

Yağmurun, sulak alanın, sineğin bol olduğu bu topraklarda çeşit çeşit kurbağa görebilmeniz mümkün. Göremeseniz bile seslerini duyabilirsiniz. Özellikle hava kararmaya başladığında kurbağalar da serenata başlıyor.

Kurbağalar da tatlı ama bir de böyle su birikintilerinde iribaşlar pıtı pıtı yüzüyorlar, onları izlemeyi de çok seviyorum.


Salyangoz

salyangoz

Adım atarsınız, çatırt diye bir ses gelir ya… Salyangoz ezdiğim zaman yaşadığım vicdan azabı altında eziliyorum. Çareyi yağmurlu havalarda telefonun fenerini yakarak yürümekte buldum. Yoldaki salyangozları da alıp kenara bırakıyorum, böylece yıllardır ezdiğim salyangozlara karşı biraz olsun içim ferahlıyor. Neden listede fareler veya hamam böcekleri yok da, salyangozları koydun diyecek lobilere cevabım, buradaki salyangozlar Türkiyedekilere kıyasla çok büyük olabiliyor. Güneydoğu Asya salyangozu şanslı, sürekli yağmur yağıyor, Anadolumun yiğit salyangozu öyle mi?

Yazıyı Cenk ve Erdem’in meşhur Solyangaz hikayesi ile tamamlayalım.

Bir gün, adamın biri evinde oturuyormuş. Kapı çalmış, gitmiş kapıyı açmış kimse yok. Sonra aşağıya bakmış, kapının önünde bir solyangaz görmüş. ‘Bu ne!’ diye tepki göstererek solyangaza bir tekme vurmuş. Solyangaz da 3-4 metre uçmuş gitmiş. 4-5 yıl sonra yine bir gün, adam oturmuş evinde tv seyrederken tekrar kapı çalmış. Adam yine gitmiş bakmış kapının önünde kimse yok, kafasını aşağıya çevirmiş ve solyangazı görmüş. Solyangaz adama ‘ne vuruyorsun be!’ demiş.

Paylaş

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here