BirCevelan, 8 Nisan günü İstanbul’dan Osaka’ya uçmam ile başlamış oldu. 9 Nisan Akşamı Osaka’ya indim, tuttuğum eve ancak gece yarısı yerleşebildim. Ertesi gün Kyoto’ya gidecek trene binmek için gara kadar yürüdüm, bu şekilde kısa bir Osaka turu da atmış oldum. İstikamet Kyoto’ydu.

Kyoto
Kyoto

Kyoto’da 4 gün geçirdim. Kiraz çiçeklerinin açma döneminde baharın gelişi kutlanıyor. Buna Sakura deniyor. Sakura zamanı yerli ve yabancı turistler Kyoto’ya akın ettiğinden, akşam saatlerinde lokanta ve kafelerde yer bulmak mümkün olmuyor.

Arashiyama-Bamboo-Forest
Arashiyama Bamboo Forest

Mutlaka görülmeli diyebileceğim çok yer var. Fushimi Inari Taisha, Kiyomizu-Dera ve Arashiyama Bamboo Forest, Kinkaku-ji ise gezilecek yerler arasında en popüler olanları. Turistik aktiviteler dışında, Kyoto’da ara sokaklarda volta atmak da çok keyifli. Her köşe başında karşınıza yeni bir tapınak çıkıyor. Göreli olarak geleneksel kabul edebileceğimiz Kyoto’da, kahvenizi yudumlarken Japonların gündelik hayatlarını da gözlemleyebilirsiniz.

Fushimi-Inari-Taisha
Fushimi Inari Taisha’nın turuncu kapıları

Büyük şehirleri çok sevmiyorum, o yüzden Osaka’da çok vakit geçirmedim. Benim için diğer metropollerden farkı, daha temiz ve düzenli olması.

Dotonbori-Osaka
Osaka’nın en hareketli caddesi, Dotonbori

Japonya hakkında genel düşüncelerime gelirsek, ülkeye adım attıktan birkaç saat sonra “Biz memlekette nasıl bir kaos ve karmaşa içinde yaşıyoruz” düşüncesi beyninizi kemiriyor. Madem bu şekilde bir hayat sürdürülebilir, biz güzel coğrafyamızda neyi paylaşamıyoruz? Bencilliğimizin, cehaletimizin, vurdumduymazlığımızın sebebi ne? Saygı denen kavram, neden bizim topraklarımızda yetişmiyor? Tek bir hayatımız var, ve onu kendi yarattığımız bataklık içinde çürütüyoruz.

Çok düşünürsen deli olursun derler. Tekrar Japonya’ya dönersek, hayat pahalı. Ülkede asgari ücret 5.000 TL dolaylarında, satın alım güçleri yüksek. Özellikle sırt çantalı gezginler için ekonomik bir ülke sayılmaz. Dedikleri gibi meyveler gerçekten tek tek veya birkaçı bir pakette satılıyor, ve oldukça pahalılar. Metro biletleri kısa mesafede 7 TL’den başlıyor, fast food zincirlerinde hamburger menü fiyatı ise 27 TL dolaylarında. Türk damak tadına uygun yiyecek birşeyler bulunabiliyor, aç kalmazsınız.

Şehirler çok temiz. Geri dönüşüm sistemini çok iyi oturtmuşlar. Şehirlerde gezerken kendinize bir çöp poşeti yapmanızda fayda, çünkü sokaklarda çöp kutusu bulunmuyor. Japonlar için kendi çöplerini sokaklardaki çöp kutularına atmak ayıp sayıldığından, çöplerini evlerinde bulunan çöp kutularına atıyorlarmış.

Kyoto cadde
Yağmurlu bir Kyoto günü

Diğer bir dikkat çekici şey ise maske takmış insanlar. Hasta olanlar mikrop bulaşmasın diye taksa anlam verebileceğim fakat, halkın 3’te 1’i günlük hayatını bu maskelerle sürdürüyor. Teknik bir maske değil, bildiğiniz bez parçası. Başta bir pazarlama mucizesi olabileceğini düşündüm, “Şehirlerimiz kalabalık, pis, bu maskelerden takmazsanız hastalanırsınız” şeklinde. Kaldı ki havası, suyu son derece temiz bir memleket. Biraz araştırınca sadece hasta veya pimpirikli insanların değil, duygularını toplumdan gizlemek isteyen Japonların da bu maskeyi taktıklarını okudum. Dışarıdan ne kadar mükemmel işleyen bir sistem gibi gözükse de, içeride sıkıntıları mevcut. İntihar oranı sıralamasında Dünya genelinde 17. sıradalar. Kültürleri, örf ve adetleri, Japonları sürekli baskı altında tutuyor. Ve bu baskı ortamı kendine bir çatlak bulup garip şekillerde ortaya çıkıyor.

Kyoto-tren-istasyonu
Kyoto tren istasyonu

Şehirlerde herşey bir düzen içinde, bisiklet kullananlar hariç. Genelde kaldırımdan gidiyorlar fakat yayaların uyması gereken kurallara uymuyorlar, yola çıktıklarında da araçların uyması gereken kurallara uymuyorlar. Gereksiz sürat yapıyorlar, bisiklete bindiklerinde resmen Japonluklarından arınıyorlar.


Masraflar:

09.04.17-14.04.17 

Konaklama: 11.400 JPY (380 TL)

Yiyecek/İçecek: 9.633 JPY (325 TL)

Ulaşım: 6.600 JPY (223 TL)

Hediyelik eşya: 2.000 JPY (67 TL)

Giriş ücreti: 3.400 JPY (115 TL)

Eğlence: 100 JPY (3 TL)

Toplam: 33.133 JPY (1.106 TL)

Paylaş

2 YORUMLAR

  1. Eğlence için 3 tl harcamışsınız.
    Fiyat fayda açısından gerekli tatmini alabildiniz mi?
    Özel değilse ne için harcadığınızı da yazar mısınız?
    Takip ettiğiniz Türk gezginler ile ilgili bir yazı bekliyoruz

  2. Merhaba, 2 adet atari jetonu aldım 🙂 epey adam dövdüm, eski günleri yad etmek bile başlı başına çok keyifliydi. Bütçe düşük, ülke pahalı olunca, yeme içme, konaklama ve ulaşım dışında mümkün olduğunca az para harcama ihtiyacı hissediliyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here