5 Ağustos ile başlayan hafta, gerçek anlamda pek birşey yapmadığım için yazacak birşey de bulamıyorum. O yüzdendir ki bu kadar gecikti. Ama bir yerden başlamak lazım.

En son bıraktığımız yer olan 4 Ağustos Cuma günü, Phnom Penh’den Hindistan vizesine başvurma kararı almıştım. Araya hafta sonu girdiği için vizeye Pazartesi başvurabilecek, başvurduktan 3 gün sonra da pasaportumu geri alabilecektim. Yaklaşık bir hafta Phnom Penh’deydim. Daha ne isterim ki 🙂

Cumartesi günü kendimi alışveriş merkezine attım. Yılların beklenen filmi Kara Kule nihayet beyaz ekrandaydı. Film kötü olmuş, kitapla alakası yok. Hatta tek ortak yanları isimlerinin aynı olması diyebilirim.

P1060475

İkinci Phnom Penh çıkartmam benim için adeta bir Lale Devriydi. Güzel pastanelerde kahvaltımı ediyor, güzel kafelerde kahvemi içiyor tüm bunları yapıp yorulduğum için aralarda masaja gidiyordum. Haftasonum da bu şekilde geçti.

Pazartesi günü vizeye başvurmak için erkenden kalktım. Öncesinde çıktı almam gerekiyordu. Bakıyorum bakıyorum etrafta çıktıcı yok. Sonra harita uygulamasında aratıyorum, 1 kilometre uzakta bir çıktıcı gösteriyor. Başlıyorum yürümeye. O an Phnom Penh’in bir Tahtakale’si olduğunu görüyorum. Ben seviyorum böyle çarşı yerlerini. Ama Tahtakale dediysem, incik boncuk yok. Et standları, dikiş makinası satanlar, ambalaj malzemesi satanlar, ticaretin kalbi burada atıyor. Neyse çıktıcıya gidiyorum, çıktıları alıyorum. Başvuru formuna fotoğrafımı yapıştırmak için yapıştırıcı istiyorum adamdan, o da ne, benim vesikalık fotoğraf formun fotoğraf kutucuğunun içinde kuş gibi kaldı. Biyometrik olması gerekiyormuş. Haydaaaaa.

P1060338

Başvuru süresinin dolmasına 40 dakika var. Haritada bu sefer bir fotoğrafçı buluyorum. Koştur koştur oraya gidiyorum. Acele foto lazım deyip, 15 dakika içinde fotoğraflarımı alıyorum. Değişik bir uygulama olarak, küçük cd de verdiler. Muhtemelen içinde fotoğrafım var. Ne tatlı.

Başvuru süresinin dolmasına 15 dakika kala, konsolosluğa giriyorum. Vicdansızlar gerçekten de pasaportunuzu üç gün sonra teslim alabilirsiniz diyorlar. Hiç düşünmüyorlar, bu oğlan üç gün Phnom Penh’de ne yapacak?

phnom penh market

Sonrasında lüks ve sefa içindeki günlerime geri dönüyorum. Bir gün o Tahtakale’ye benzeyen yere gezmeye gidiyorum. Bir akşam Couchsurfing kızlar buluşmasına katılıyorum. Kalan vakitlerimde genelde birşeyler yazıyorum.

phnom penh street food

Perşembe günü vizeli pasaportumu alıyorum. Çok girişli istemiştim, tek girişli vermişler.

Cuma günü Siem Reap’a doğru yola koyuluyorum. Hostela yerleştikten sonra birşeyler yemek için dışarı çıkıyorum. Bu Siem Reap Kamboçya’nın geri kalanı gibi değil. Biraz Tayland kılıklı. Nerede benim yiğit Kamboçya halkım. Otu, cigarası, mutlu sonlu masajı hepsi burada mevcut. Şehrin kendisi de köyden hallice, Angkor Wat’ın ekmeğini yiyor.


Masraflar:

05.08.17-11.08.17 

Konaklama: 45 USD (157 TL)

Yiyecek/İçecek: 101 USD (351 TL)

Ulaşım: 8 USD (28 TL)

Eğlence: 5 USD (17 TL)

Diğer: 229 USD (797 TL)

Toplam: 388 USD (1.351 TL)

Paylaş

2 YORUMLAR

    • Adam ‘Neden çift giriş istiyorsun?’ diye sordu. ‘Nepal’e gidip, Hindistan’a geri döneceğim’ dedim. ‘Tamam’ dedi. Sonuç bu. Hindistan vizesine 100 USD verip de çift girişli alamamak beni çok üzüyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here