19 Ağustos günü Kuala Lumpur’daki son günüm. Hindistan yolculuğu için gerekli olabilecek eksiklerimi tamamladım.

Uçuşum 20 Ağustos günü sabah saat 7’de, erkenden kalkıp, havaalanının yolunu tutuyorum. Dört saatlik uçuş sonrasında Channai’deyim. Havaalanından merkez istikametine giden garip bir raylı sistem var. Görevliye soruyorum, son durağa kadar gidip, tuktuka binin diyor. Öyle yapıyorum.

İlk Hindistan şokunu kolay atlatabileyim diye göreli olarak temiz, tek kişilik bir oda tutmuştum, yerleşip birşeyler yemek için dışarı çıkıyorum. 1,5 km. Uzakta bir alışveriş merkezi varmış, oraya yürüyorum. Şehrin merkezi, metro kazılarından dolayı koca bir şantiye kıvamında. Ağzım, yüzüm toz oluyor. Alışveriş merkezinde Burger King varmış, ateş beni çağırıyor. Yalnızca tavuk ve vejeteryan burgerler mevcut. Kırmızı et yok. Bir tavuk burgerli menü söylüyorum, baharatlı saçma sapan bir sos koymuşlar ona da, sosu patates kızartması ile sıyırıp, istemeye istemeye tavuk burgeri yiyorum.

Bir de ne göreyim, Starbucks. Hem bir kahve içeyim, hem de internete gireyim diye oturuyorum. Ama internete bağlanabilmem için telefonuma bir şifre gelmesi lazım, o da yalnızca Hint hatları ile mümkün olabiliyor. Evet, ben de hat alacaktım zaten. Alt katta bir operatörün dükkanı var, içeri girip sim kart almak istediğimi söylüyorum. İlginç bir şekilde kartları bitmiş. İnsan gibi kurdan biraz Dolar bozdurup otele doğru geze geze dönüyorum. Hindistan ara sokakları değişik. Otele yakın bir dergahta da ilginç hadiselerle karşılaşıyorum. Facebook’ta detaylı yazmıştım.

Gerçek İslam bu değil

21 Ağustos sıkıcı işler günü. İhtiyaçlarım sonsuz, param sınırlı. Western Union ile kendime para gönderiyorum. Haritadan WU ile anlaşması olan bankalara bakıyorum. Tren garının oralarda bir kaç tane var. Hem gitmişken Bengalor’a tren biletimi de alırım diye düşünüp yola çıkıyorum. Yol boyunca gördüğüm her bankaya uğruyorum ama hiçbirinde WU yok. Beni saçma sapan yerlere yönlendiriyorlar. 1.000 Dolar çekeceğim için, her yere güvenemiyorum. İleride büyük bir binanın önünde Western Union tabelası görüyorum, postaneymiş. O saçma mekanlardan iyidir deyip içeri giriyorum. Pasaport ve vize fotokopilerin lazım, yoksa parayı veremeyiz diyor bey amca. Kendisi çekemez, benim getirmem lazım, çünkü burası Hindistan. Bir hanın içinde bir fotokopici buluyor ve gerekli fotokopileri çektiriyorum. 20 dakika içinde çok zengin bir Samet olarak tekrar yola koyuluyorum. Şimdiki hedef tren bileti almak.

P1060816

Garda gişeler önünde sıraya geçiyorum Yarın için Bengalor’a bilet almak istediği söylüyorum, doldurduğum formu iletiyorum. “Senin üst katta rezervasyon yaptırman gerek” diyor görevli. Üst katta tekrar sıraya geçiyorum, sıra bana gelince, girişte sol tarafta bir odada yabancı turistler için ayrı bir yer olduğunu öğreniyor ve oraya yollanıyorum. Buradan çok rahat bir şekilde biletimi alıyorum.

Sabahtan beri birşey yemedim. Tuktuk ile tekrar alışveriş merkezine gidiyorum. Bu sefer KFC’de yiyorum. Burger King’e kıyasla daha başarılı. Bir süredir üç tane don ile hayatımı idame ettirmeye çalışıyordum, zor oluyordu. Kendime yeni donlar alıyorum.

Ertesi gün öğleden sonra Bengalor’dayım. Şehrin son yıllarda ünlenen bir bölgesinde bir hostel tuttum. Hosteldaki tek yabancı benim. Ortam bir değişik. Tüm gün elektrikler yok. Dışarı çıkıp, bu gözde cadde de biraz turluyorum. ‘Gözdesi buysa, diğerleri nasıldır acep?’ Diye soruyorum kendime. Vodafone görüp nihayet hat alabiliyorum. Ama pek keyfim yok. Hem Chennai, hem Bengalor endüstriyel şehirler, şehir içinde görülecek pek bir yer yok. Şehir dışında görülecek yerler ise çok uzaktalar. Daha önce Rajasthan Eyaletinde bulunmuştum. Daha etnik, daha tarihiydi. 26 Ağustos’a Jaipur’a uçak bileti alıyorum.

P1070053

23 Ağustos’ta şehrin merkezini gezmeye gidiyorum. Tekrar teyit ediyorum, gerçekten görecek pek birşey yok. Şehrin başka bir bölgesinde 3. dalga bir kahveci varmış. Çok güzel görünüyor fotoğraflardan. Birkaç gün de o dolaylarda kalayım, bol bol kahve içer yazı yazarım diye düşünüp, akşam hosteldan ayrılıyorum. Kahvecinin olduğu otele yerleşiyorum. Ben otele girer girmez bir elamet geliyor, muson sezonu. Dışarı çıkmak mümkün değil, neyse ki odaya yemek servisi var.

24 ve 25 Ağustos günleri, bitse de gitsek kıvamında geçiyor. Güzel kahve içmeyi özlemişim, özellikle bir çekirdek çok hoşuma gidiyor.

P1070156

Ganeşa ile ilgili bir festival varmış, günlerime renk katan tek hadise o oluyor.


Masraflar:

19.08.17-25.08.17 

Konaklama: 47 MYR + 6.367 INR (216 TL)

Yiyecek/İçecek: 74 MYR + 5.048 INR (434 TL)

Ulaşım: 20 MYR + 5.924 INR (281 TL)

Giriş ücretleri: 200 INR (126 TL)

Diğer: 27 MYR + 1.432 INR (43 TL)

Toplam: 168 MYR +18.971 INR (1.156 TL)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here