Hindistan’da Kurban Bayramı Türkiye’den bir gün sonra kutlanıyormuş. Çünkü adamların herşeyi değişik. Dolayısı ile 2 Eylül bayramın birinci günü. Normal zamanda leş gibi olan sokaklarda kurban kanı da akacak, hava da sıcak, ne güzel diye düşünüyordum ama ilave olarak bir kirlilik görmedim. Suya çok şeker atarsınız bir miktardan sonra çözünmez ya, Hindistan sokakları da çöpe, pisliğe doymuştur belki.

Hindistan çöp

Bayramın beni ilgilendiren tarafı, insanların bayram münasebetiyle memleketlerine gitmek için tren biletlerini önceden alması ile bana bilet kalmaması. 1 Eylül’de ertesi sabah saat 7’deki tren için bilet almaya gittiğimde trende yer kalmadığını söylediler. İstersem bekleme listesinden bilet alabilirmişim. Biletini iptal ettiren birisi olursa sıra bana geçecekmiş. Şansın çok yüksek, cep telefonuna teyit mesajı gelecek, gelmezse zaten paranı iade alabiliyorsun dediler. ‘Ne mantıklı birşey bu’ diye düşünüp bileti aldım.

2 Eylül sabahı 6 gibi uyandım, baktım telefonuma gelen mesaj yok. Vurdum kafayı, tekrar yattım. Sonra uyanıp, kahvaltımı ettikten sonra tren istasyonuna gittim. Hem paramı iade alacak, hem de yarın için bilet alacaktım. İlk sürpriz ‘Beyefendi, biletinizin iade parasını alabilmeniz için en geç sefer saatinden yarım saat önce iptal için başvurmanız gerekiyordu!’. ‘Yahu bekleme listesindeydim, sıra bana gelmedi, öyle saçma şey mi olur?’ dedim, yetkili birisiyle görüşmek istedim, görüştüm ama ne fayda.

Ertesi güne yeni bilet almak için sıraya girsem senaryomuz belli, uyanık geçinen gerizekalı Hintlerden birkaç tanesi önüme kaynayacak, ben de onlara kaynayacağım. Hiç uğraşmak istemediğimden hostelda resepsiyondaki kız benim yerime alsın diye düşünüp hostela geri döndüm.

Fırsat bu fırsat. Hindistan’da siteyi çok boşladım. Bir kafeye gidip yazı yazdım. Saatler sonra hostel’a döndüğümde Brezilyalı çift ile denk geldik, ‘şu ileride gözüken mermer tapınağa gideceğiz, gel sen de’ dediler. Takıldım onlara, yarım saat sonra binanın önündeydik. Saray mı? Tapınak mı? Adı ne? bilmiyordum, hala bilmiyorum.

Mermer bina

Ordan çıktıktan sonra bir lokantaya pizza yemeye girdik. Pizza 1,5 saatte geldiği için, gün de orada bitti.

3 Eylül sabah kahvaltı ettikten sonra Bruno ve Laticia ile Brezilya’da tekrar görüşmek üzere vedalaşıyoruz. Resepsiyondaki kadın, aynı trende yan koltukta Yeni Zelandalı bir kızın olduğunu söyledi. Kıza da bu kadın bilet almış. Sabah Yeni Zelandalı kız beni buldu, ‘sen misin bugün tren ile Jaisalmer’e gidecek kişi?’ diye sordu. Ben ‘evet’ deyince otomatik olarak tanışmış olduk. Trenimiz 2 saat rötarlıydı, İspanyol bir grup ile kaynaştık. Askılı bluz giymiş iki İspanyol kız sebebiyle, tren garının ilgisi üzerimizdeydi.

Hindistan tren garı

Nihayet trene bindiğimizde trenin tahmin ettiğimiz gibi koltuklu değil, yataklı olduğunu gördük. Kız alttaki, yatakta, ben üstteydim. Üstte olmak avantajlı, meraklı Hint halkından bir nebze soyutlanabiliyorsunuz. Önce Chinatown, sonra Midnight Cowboy seyrettim. Gece 12’ye doğru trenden indik. Kızın dediğine göre hosteldan bizi almaya gara geleceklermiş, gerçekten gelmişler. Bindik arabaya hostela gidip yattık. Hostelın fiyatı gecelik 10 TL dolaylarında. Gardan araç ile alma ve kahvaltı dahil. Böyle olmasının sebebi, insanlar Jaisalmer’e genelde çöl turu yapmak için geliyorlar. Tesisler de parayı konuklarına sattıkları bu turlar ile kazanıyorlar. Jaisalmer’in çölü pek güzel değilmiş diye okumuştum, o yüzden ben gitmedim. Gidenler de ‘aman çok güzeldi, bayıldık’ diyemiyordu.

Jaisalmer konaklar

Ertesi sabah ilk olarak şehrin kalesine çıkıyorum. Genel itibariyle Jaisalmer’de bir eğretilik var. Restorasyonlar çok kötü yapılıyor. Bu duvarlar 2 sene önce örülmüş, o kadar belli ki, şehrin güzel bir atmosferi yok. Keyif almayarak çarşıya doğru iniyorum. Haritada eski konakların olduğu bir bölge gözüme çarpıyor. Şehrin en sevdiğim yeri burası oldu. Bir tane konağı ziyaret ettim. Her konak için ayrı bilet alınması gerektiğinden diğerlerine girmedim.

Jasisalmer konaklar

Hava Jaisalmer’de çok sıcak. 5 Eylül sabahı yürüme mesafesinde olan göle gidiyorum. Pek birşeye benzemiyor. O Yeni Zelandalı kız, çok güzel dedi, bu sıcakta beni yürüttü boş yere.

Jaisalmer göl

Akşam 6’da Udaipur’a gidecek otobüs için terminale gidip otobüsün yatağına yerleşiyorum. Sabah 6’da en tatlı bir şehir Udaipur’da olacağım.

Hindistan otobüs

Udaipur’a varıyoruz. Yürüyerek şehir merkezine gidip kalmak istediğim hostelın kapısını çalıyorum. Yer yokmuş. Sonrasında yolda bir adam ‘otel mi arıyorsun?’ diye soruyor. İyi fiyata, güzel ve temiz bir oda tutuyorum.

2012 yılında yaptığım Hindistan seyahatimde en sevdiğim şehir Udaipur’du. Şehri gezmekten ziyade nostalji yapmak için gelmiştim buraya. Ambrai’de akşam yemeği, Edelweiss’da hurmalı tart, Hathi Pol’de çarşı gezmece… Tüm bunlardan önce, İran seyahati öncesi kendime 400 USD para gönderip, postaneden çekiyorum. Sonra Udaipur ile zevk ve sefa içinde geçireceğimiz iki günümüz başlıyor. Gerçek anlamda birşey yapmayıp, öyle aval aval geziniyorum.

Udaipur göller şehri

8 Eylül sabahı bir önceki sefer de gidemediğim sarayı geziyorum. Karnımı doyurup öğle saatlerinde Jaipur’a gidecek trene biniyorum. Saat 10’da Jaipur’dayım. İran uçağım sabah 5’te. Uber ile çağırdığım taksiye binip direkt havaalanına gidiyorum. Saat 11 falan. Kapıdaki bilet kontrol eden kadına telefonumdan biletimi gösteriyorum, biletsiz içeri giriş yasak. ‘Üzgünüm beyefendi, ama uçağınız saat 5’te, sizi saat 2’den önce içeriye alamayız’ diyor. Kadına bakıp salakça sırıtıyorum. Bu sırıtışın alt notalarında şu mesaj var, ‘birkaç saat sonra ülkenizden de, aptalca kurallarınızdan da kurtulmuş olacağım.’

Udaipur saray

Havaalanı önünde boş bir bank bulup beklemeye koyuluyorum.


Masraflar:

02.09.17-08.09.17 

Konaklama: 2.850 INR (154 TL)

Yiyecek/İçecek: 4.345 INR (234 TL)

Ulaşım: 2.975 INR (160 TL)

Giriş ücretleri: 630 INR (34 TL)

Diğer: 3.195 INR (172 TL)

Toplam: 13.995 INR (755 TL)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here